Dil
Arşive dön

Şiir

ZAMBAKLAR

10 Nisan 2026 16:27nisanzambakgüzyangıntoyhayat
Alamadığım bu nefes Kimin ciğerlerini dolduruyor Yaşayamadığım bu hayat Söylenmediği halde uçup giden cümleler Yaşam tarafından yok sayılmanın verdiği bu öfke Hangi toprakların huzurunda son bulacak Var olmanın hazzına ne zaman varacak bu toy gönül Geçmez dediğim yaralar ne zaman kabuk bağlayacak Sönecek mi bu yangın Tepeden tırnağa saracak mı zamansız mutluluklar Unutulanlarımın dünyasında Solan çiçeklerimi kim açtıracak Getirecek mi bir güz vakti terkeden baharlarımı Vazgeçtiğim ne varsa Sevdirecek mi Bir nisan sabahı Bana ben olmayı öğretecek Zambakları sevdirecek Ben ne zaman gelecek

Paylaş

Bu şiir için bir paylaşım kartı oluşturun; sosyal medya ya da mesajlaşma uygulamalarında kullanın.

Paylaşıma uygun görsel istek geldiğinde hazırlanır.

Instagram için kartı indirip görseli manuel olarak paylaşın.

Diğer şiirler

Tümünü gör

20 Haziran 2026 11:40

NİHAYETİNDE

Ötekinin gözlerinden bakar Hayata benim gözlerim Başkasının sesinden duyar Unuttuğu masalları Bir başkasının adıyla yaşar Hiç aklından çıkmayan sevgili Yaşadığım benim olmaktan çıkar Ötekine bağlar belini Özü unutur Derin bir kuyuya saklar hakikati Geçmez dediği zaman eser bir rüzgar gibi Aldığı yaşı benimsemekten aciz kalır Kendi sonunu kendi yazamaz Başka parmakların arasında saklanır Kaderin kalemi Hayata veda ederken Onun olmayanı anımsar Bir başkasının bedeninde Bulur sonunu Hiçbir yer edinememiş benliği

5 Haziran 2026 13:12

NE YAPMALI

İstemek yetmiyor İnsan sevmeli Sabretmeli Göçmen kuşlar gelene kadar Elleri nasır tutmalı Taşıdığı ağırlıktan Gözleri yaşlarla dolmalı Gördüğü sonbahar kadar İstemek yetmiyor Kaldırım taşlarını eskitmeli Gidegele ezbere yolları Silip baştan başlamalı Masumiyetimizi kaybettiğimiz yerde En olmaza Sahip çıkmalı İstemek yetmiyor Dakikalar aceleci Zamanı durdurmalı Yaşamayı ölmeden anlamalı Bir varmış bir yokmuşa aldanmadan Var olmalı

26 Mayıs 2026 08:41

YÜZYILLIK DÖNGÜ

Başka zamanlara ait insanları En coşkun zamanlarında Susturan cahiller olmuş Köklenen ağaçları taşlayarak Meyvelerinden ayıran Şiiri nefessiz bırakan zalimler doğmuş Bu toprakların insanını Sevmekten mahrum bırakan Yaşamı kimsesizliğe alıştıran Yangınları harlayıp durmuş Rotasız gezen dilsiz bir meddah Gök maviye aldırmadan Günü geceye Bağı bahçeyi çorak toprağa Dönüştüren yüzyıllık nefretler Karışmış mevsim yağmurlarına Olan oldu demeye kalmadan Arafta kalan masumların Çığlıkları doldurmuş Hiç görülmeyen kabusları Dünya kül olmuş da Ayak basılmamış hayatlara savrulmuş

Yorumlar

Henüz yayınlanan yorum yok.