Dil
Arşive dön

Şiir

SON MUTLULUK

Bu toprağın karası Benim güzden kalma heyecanlarımın doruk noktası Bu gökyüzünün mavisi sarısı Hiç dokunamayacağım bir tutam saç Hiç buluşamayacağım bir çift anlamlı bakış Tüm vücudumu dolduruyor dünyanın en koyu ve en parlak renkleri Tahmin edilemezleri sayıklatıyor Kirpiklerime dolan gecelerime Uyku ile ölüm arasındaki bilinçsizliği yaşatıyor Dengi olmayan hüzün cümbüşleri Kalmak için bir neden Bir neden için bir çift söz Bir söz için Bir ten bir ses bir heves arıyor Beklemeye mecali kalmayanlarım Unutulmuş şarkılarda arıyor kendini Aydınlık sabahlarda bulamayınca mutluluğu Hırçınlaşıyor aklımın ipini koparmış düşünceleri Ve sonum geliyor bir mart ayında Dışarda yağmur Odamın içine doluyor toprak kokusu Bağışlanıyor bütün umutsuzluklarım Huzuru sonda buluyorum Çiçeklerim açıyor Susturamadığım geceler sessizleşiyor Saygı duyuyor artık olmayanlarım keşkelerime Bitmez dediğim her şey bitiyor

Paylaş

Bu şiir için bir paylaşım kartı oluşturun; sosyal medya ya da mesajlaşma uygulamalarında kullanın.

Paylaşıma uygun görsel istek geldiğinde hazırlanır.

Instagram için kartı indirip görseli manuel olarak paylaşın.

Diğer şiirler

Tümünü gör

20 Haziran 2026 11:40

NİHAYETİNDE

Ötekinin gözlerinden bakar Hayata benim gözlerim Başkasının sesinden duyar Unuttuğu masalları Bir başkasının adıyla yaşar Hiç aklından çıkmayan sevgili Yaşadığım benim olmaktan çıkar Ötekine bağlar belini Özü unutur Derin bir kuyuya saklar hakikati Geçmez dediği zaman eser bir rüzgar gibi Aldığı yaşı benimsemekten aciz kalır Kendi sonunu kendi yazamaz Başka parmakların arasında saklanır Kaderin kalemi Hayata veda ederken Onun olmayanı anımsar Bir başkasının bedeninde Bulur sonunu Hiçbir yer edinememiş benliği

5 Haziran 2026 13:12

NE YAPMALI

İstemek yetmiyor İnsan sevmeli Sabretmeli Göçmen kuşlar gelene kadar Elleri nasır tutmalı Taşıdığı ağırlıktan Gözleri yaşlarla dolmalı Gördüğü sonbahar kadar İstemek yetmiyor Kaldırım taşlarını eskitmeli Gidegele ezbere yolları Silip baştan başlamalı Masumiyetimizi kaybettiğimiz yerde En olmaza Sahip çıkmalı İstemek yetmiyor Dakikalar aceleci Zamanı durdurmalı Yaşamayı ölmeden anlamalı Bir varmış bir yokmuşa aldanmadan Var olmalı

26 Mayıs 2026 08:41

YÜZYILLIK DÖNGÜ

Başka zamanlara ait insanları En coşkun zamanlarında Susturan cahiller olmuş Köklenen ağaçları taşlayarak Meyvelerinden ayıran Şiiri nefessiz bırakan zalimler doğmuş Bu toprakların insanını Sevmekten mahrum bırakan Yaşamı kimsesizliğe alıştıran Yangınları harlayıp durmuş Rotasız gezen dilsiz bir meddah Gök maviye aldırmadan Günü geceye Bağı bahçeyi çorak toprağa Dönüştüren yüzyıllık nefretler Karışmış mevsim yağmurlarına Olan oldu demeye kalmadan Arafta kalan masumların Çığlıkları doldurmuş Hiç görülmeyen kabusları Dünya kül olmuş da Ayak basılmamış hayatlara savrulmuş

Yorumlar

Henüz yayınlanan yorum yok.