Dil
Arşive dön

Şiir

BEKLENEN SON

Küçücük bir umuda tutunmuş gidiyorum Ne gözleri ne sözleri değiyor tenime Bu görünmezlik yoruyor beni Sakladığım duygular saldırıyor her hücreme Bütün vücudumu sarıyor bir ölüm korkusu gibi Ne ses çıkıyor ne seda Sadece içi boş çaresizlik Bir nefese muhtaç aciz bir beden misali Kıvranıyor karşında bütün benliğim Sevgisiz cümleler sıkıyor boğazımı Seriyor dünya toprağını üstüme Sanki herkes yokluğumu kabul etmişcesine Kimsesiz kalıyorum Yağmurlar bile kabul etmiyorlar beni Dünya büyük bir hınçla kızıyor bana Düşüncelerimin incilerini döküyor ortalığa Bilinmeyenleri kabullenenlerin iki dudağının arasına hapsediyor Yavaş yavaş yok olmamı izliyor Günlerimin en güzidesi

Paylaş

Bu şiir için bir paylaşım kartı oluşturun; sosyal medya ya da mesajlaşma uygulamalarında kullanın.

Paylaşıma uygun görsel istek geldiğinde hazırlanır.

Instagram için kartı indirip görseli manuel olarak paylaşın.

Diğer şiirler

Tümünü gör

20 Haziran 2026 11:40

NİHAYETİNDE

Ötekinin gözlerinden bakar Hayata benim gözlerim Başkasının sesinden duyar Unuttuğu masalları Bir başkasının adıyla yaşar Hiç aklından çıkmayan sevgili Yaşadığım benim olmaktan çıkar Ötekine bağlar belini Özü unutur Derin bir kuyuya saklar hakikati Geçmez dediği zaman eser bir rüzgar gibi Aldığı yaşı benimsemekten aciz kalır Kendi sonunu kendi yazamaz Başka parmakların arasında saklanır Kaderin kalemi Hayata veda ederken Onun olmayanı anımsar Bir başkasının bedeninde Bulur sonunu Hiçbir yer edinememiş benliği

5 Haziran 2026 13:12

NE YAPMALI

İstemek yetmiyor İnsan sevmeli Sabretmeli Göçmen kuşlar gelene kadar Elleri nasır tutmalı Taşıdığı ağırlıktan Gözleri yaşlarla dolmalı Gördüğü sonbahar kadar İstemek yetmiyor Kaldırım taşlarını eskitmeli Gidegele ezbere yolları Silip baştan başlamalı Masumiyetimizi kaybettiğimiz yerde En olmaza Sahip çıkmalı İstemek yetmiyor Dakikalar aceleci Zamanı durdurmalı Yaşamayı ölmeden anlamalı Bir varmış bir yokmuşa aldanmadan Var olmalı

26 Mayıs 2026 08:41

YÜZYILLIK DÖNGÜ

Başka zamanlara ait insanları En coşkun zamanlarında Susturan cahiller olmuş Köklenen ağaçları taşlayarak Meyvelerinden ayıran Şiiri nefessiz bırakan zalimler doğmuş Bu toprakların insanını Sevmekten mahrum bırakan Yaşamı kimsesizliğe alıştıran Yangınları harlayıp durmuş Rotasız gezen dilsiz bir meddah Gök maviye aldırmadan Günü geceye Bağı bahçeyi çorak toprağa Dönüştüren yüzyıllık nefretler Karışmış mevsim yağmurlarına Olan oldu demeye kalmadan Arafta kalan masumların Çığlıkları doldurmuş Hiç görülmeyen kabusları Dünya kül olmuş da Ayak basılmamış hayatlara savrulmuş

Yorumlar

Henüz yayınlanan yorum yok.